Yazar "Özdemir, Abdulkadir" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 11 / 11
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe DOĞU ANADOLU’DA MURAT HÖYÜK’TE İLK TUNÇ ÇAĞI METALÜRJİSİ: BİR FİGÜRİNİN VE BİR METAL ALETİN ARKEOMETRİK YÖNTEMLERLE İNCELENMESİ(Türkiye Bilimler Akademisi, 2021) Güder, Ümit; Özdemir, AbdulkadirMurat Höyük, Doğu Anadolu Bölgesi, Bingöl İli Solhan İlçesi’nde, Murat Nehri kenarında yer almaktadır. Bu çalışma, Murat Höyük’te 2019 yılında yapılan Bingöl’ün ilk sistemli arkeolojik kazısı sonucunda ele geçen ünik bir metal figürinin ve bir metal aletin arkeometrik analiz sonuçlarını tanıtır. Arkeolojik kazılar sonucunda höyükte Orta Çağ, Orta ve İlk Demir Çağ ve İlk Tunç Çağ olmak üzere dört kültür tabakası tespit edilmiş olup, en erken tabaka İlk Tunç Çağı III’e (MÖ 2500-2200) tarihlenmektedir. Çalışma kapsamında incelenen metal figürin ve alet, en erken kültür tabakasında (IV), metal üretimiyle ilişkili döküm kalıbı parçaları ve kilden bir pota ile birlikte aynı kontekste ele geçmiştir. Figürinin yüzeyinde gerçekleştirilen taşınabilir XRF (p-XRF) analizleri ve bakır alette yapılan p-XRF ve metalografi analizleri, bu eserlerin üretiminde kullanılan metallerin farklı polimetalik bakır cevherlerinden elde edildiğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, bu analizler sonucunda nesnelerin üretim ve şekillendirme süreçleriyle ilgili veriler elde edilmiştir. Figürin ve aletin, metal üretimi ile ilgili diğer buluntularla birlikte değerlendirilmesi, malzeme seçimi ve üretim teknolojisi açısından Yukarı Fırat Havzası ile kültürel bağlılık olduğunu göstermektedir. Murat Höyük metal buluntuları üzerine yapılan bu çalışma, Doğu Anadolu'daki İlk Tunç Çağı metalürjisine, inanç sistemlerine ve sanatına yeni bir bakış açısı sağlayacaktırÖğe Elazığ Müzesi'nden Urartu Dönemi Elazığ Kemerinin XRF Yöntemiyle Kimyasal Analizi(Fırat Üniversitesi, 2020) Güder, Ümit; Özdemir, Abdulkadir; Özdemir, Ayşe; Özak, TolgaMÖ 9.-7. yy’da Doğu Anadolu Bölgesi’ni egemenliği altına alan Urartular maden işleme tekniği ve işçiliği konusunda oldukça ileri seviyede bir toplumdur. Urartulara ait metal eserler içerisinde özellikle kemerler, Urartuların estetik anlayışını, sanatını ve dönemi içerisindeki önemli olayları bize yansıtması bakımından önemlidir. Bu çalışma, Elazığ Müzesi’nde bulunan Elazığ Kemeri üzerinde taşınabilir XRF ölçüm cihazı ile yapılan kimyasal bileşim analizinin sonuçlarını ortaya koymaktadır. Elazığ Kemeri üzerinde anlatılan savaş ve av sahneleri ile öne çıkmaktadır. Ayrıntılı işçiliği kemerin önemini daha da arttırmaktadır. Elazığ kemeri üzerinde taşınabilir XRF cihazı ile yapılan kimyasal analizlerde, buluntunun çinko alaşımlı bronzdan üretildiği ortaya çıkmıştır. Kimyasal kompozisyondaki çinko miktarının ortalama değeri çinko içerikli mineralleri barındıran bakırca zengin cevherlerin işlenmiş olabileceğini göstermektedir. Elazığ kemerinin sadece yüzeyinden ölçüm yapılabilmesi nedeniyle, gerçek alaşımın kimyasal içeriği tam olarak tespit edilememektedir. Bu nedenle buluntunun üretiminde bilinçli bir çinko alaşımı tercih edilip edilmediği sorusu Urartu metal buluntuları üzerinde gerçekleştirilecek arkeometrik çalışmaların zenginleşmesiyle ve Urartu çinko madenciliği ve metalürjisinin detaylarının ortaya çıkarılmasıyla cevaplanacaktır.Öğe ERKEN VE ORTA KALKOLİTİK DÖNEM’DE BATI ANADOLU’DA TEKSTİL ÜRETİMİ: GÜLPINAR BULUNTUSU AĞIRŞAKLARININ İŞLEVLENDİRİLMESİ(2018) Özdemir, Abdulkadir; Bamyacı, Abdulvahap OnurAntik Troas bölgesinin önemli bir kutsal alanı olan Smintheion bünyesinde yapılan arkeolojik kazılarsırasında ortaya çıkan Erken Kalkolitik 2 (Gülpınar II) ve Orta Kalkolitik dönem (Gülpınar III) yerleşimleriBatı Anadolu Erken ve Orta Kalkolitik dönem toplumlarında tekstil üretimi ile ilgili önemli verilersunmaktadır. Prehistorik dönemde Anadolu’da tekstil üretiminin dolaylı arkeolojik kanıtları arasındaağırşaklar, tezgâh ağırlıkları, makaralar ile çanak çömlek kaidesi üzerindeki negatif yün, keten ve hasır izlerisayılabilmektedir. Tekstil üretimine ait direkt arkeolojik veriler ise karbonize olmuş bir şekilde günümüzekadar ulaşan kumaş kalıntılarıdır. Kalkolitik Gülpınar yerleşmesinde yapılan kazı çalışmaları sırasında isetekstil üretiminin dolaylı arkeolojik kanıtları arasında ağırşaklar ve yoğun bir şekilde çanak çömlek kaidesiüzerindeki negatif yün ve keten izleri olduğu görülmektedir. Bu kanıtlar aynı zamanda tekstil üretimi,dokumacılık ve hasırcılığın yerleşimde önemli bir zanaatçılık aktivitesi olduğunu göstermektedir. 2004-2014kazı sezonlarında ele geçen toplam 39 ağırşak incelenerek kataloglanmıştır. Ağırşak olarak tanımlananobjeler kilden örnekler olup tipolojik olarak 6 farklı forma sahip olduğu görülmektedir. En sık karşılaşılantipler bikonik, yarı oval ve basık yarımküre ve kesik koni formlu ağırşaklardır. Farklı tipte ve ağırlıktaağırşakların bulunması dokumacılık için farklı kalınlıklarda iplerin üretilme olasılığını göstermektedir. Diğeryandan ele alınan ağırşaklar Gülpınar ve çevresindeki köylerde geleneksel dokumacılıkta kullanılanetnografik örnekler ile yapılan analojik değerlendirmelerden de yararlanılmıştır. Bu çalışma ile tanıtılanağırşak tiplerinin prehistorik insanların tekstil üretim geleneklerini anlamamıza ve kullandıkları objelerinişlevlendirilmesine katkı sunması umulmaktadır.Öğe Kalkolitik Smintheion (Gülpınar) yerleşiminde hasırcılık ve dokumacılık(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2010) Özdemir, Abdulkadir; Takaoğlu, TuranKalkolitik Smintheion (Gülpınar) yerleşiminde hasırcılık ve dokumacılık. Bu yüksek lisans tez çalışması Çanakkale ili Ayvacık ilçesi Gülpınar beldesinde bulunan ve yaklaşık olarak M.Ö. 5200-4800 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik dönem Smintheion yerleşiminde ele geçen hasırcılık ve dokumacılığa yönelik arkeolojik verileri teknolojik ve işlevsel açıdan incelemeyi amaçlar. 2004 yılından 2009 yılına kadar Smintheion’da sürdürülen arkeolojik kazılar sırasında ele geçen yaklaşık 800 adet çanak ve çömlek kaidesi üzerinde rastlanan hasır veya dokumaya ait negatif izler detaylı olarak incelenerek bu yerleşim insanlarının ne tür hasır örgü ve dokumacılık tekniklerine sahip olduğu ve ürettikleri hasır ve dokumaları özellikle seramik üretiminde nasıl kullandıkları konuları irdelenmiştir. Bunun yanı sıra dokumacılık ile ilgili olabilecek bazı küçük buluntular da bu tez kapsamında detaylı olarak değerlendirilmiştir. Çanak ve çömlek kaideleri üzerinde hasır ve dokumaya ait izler Anadolu’da Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde bilinmesine rağmen şu ana kadar hiçbir yerleşimde Smintheion’da olduğu kadar yoğun sayıda ele geçmemiştir. Yaklaşık 800 adet çanak ve çömlek kaidesi üzerinde hasır ve dokuma negatif izlerinin ele geçmesi bunların bir tür ilkel çark olarak seramik üretiminde kullanıldığına tanıklık etmektedir. Gerçekleştirilen deneysel arkeoloji çalışması da bu savı doğrulamıştır. Kalkolitik Smintheion’da buğday sapı ve hasırotunun sarma örgü tekniği ve dimi örgü tekniği dokuma için tercih edilen ham madde olduğu ve basit örgü tekniğinin ise özellikle yün dokuma için kullanıldığı ortaya koyulmuştur. Şu ana kadar Anadolu’da prehistorik yerleşimlerde yürütülen kazılarda bu kadar çok sayıda ve çeşitlilikte bu tür bulgu veren yerleşim henüz ele geçmediğinden Kalkolitik Smintheion yerleşiminde ortaya çıkarılan bu arkeolojik malzemenin önemli bir bilgi boşluğunu doldurduğu görülmektedir. Ayrıca bu yüksek lisans tezi kapsamında arkeolojik verilerin yorumlanması konusunda, deneysel arkeolojik çalışmalar sonucu elde edilen bilgilerden ve etnografik çalışmalardan faydalanılmıştır.Öğe Kalkolitik Smintheon (Gülpınar)'da dokumacılık ve halıcılık(2012) Özdemir, AbdulkadirBu makalenin amacı, Troas Bölgesi'ndeki antik Apollon Smintheus (Smintheion) Tapına-ğı'nda yer alan prehistorik yerleşim yerindeki dokumacılık ve hasırcılık ile temsil edilen arkeolojik kanıtlan irdelemektir. Yürütülen arkeolojik kazılarda MÖ 5000'lerc tarihlenen prehistorik yerleşimin seramik kaidelerinde negatif yün dokuma ve hasır izlerini taşıyan toplam 960 parça bulunmuştur. Smintheion yerleşiminde Kalkoliük yerleşimciler tarafından kullanılan seramiklerin kaideleri altında yer alan negatif izlerin incelenmesiyle, dokumacılık ve hasırcılıkta hangi tür tekniklerin kabul edildiği ve dokunmuş kumaş ve hasır izlerinin nasıl oluştuğunu anlamak mümkündür. Smintheion'da ele geçen 960 kaide parçası üzerinde yer alan bu negatif izlerin değerlendirilmesi; basit örgü tekniğinde \"bir alttan-bir üstten\" geçmeli yün dokuma tercih edildiğini, dimi örgü \"iki alttan-iki üstten\" ve sarma örgü tekniklerinde genellikle tahıl sapı ve hasır otu kullanılarak üretildiğini ve en yaygın iki hasırcılık yöntemleri arasında olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, seramik kaideleri altındaki negatif izler üzerinde yapılan analizler sonucunda, seramik yapım aşamasında ağaç yapraklarının da kullanıldığı anlaşılmıştır. Smintheion'da, seramiklerin kaideleri altında yer alan negatif izlerden yün dokuma ve hasırın varlığını açıklayan bu iki önemli konu yeni veriler ışığında in-celenmişür. Arkeolojik kanıdann değerlendirilmesi, yün dokuma kumaş, sarmal hasır ve örme hasır parça-lannın, çömlekçi ustaları tarafından ilkel bir çark olarak kullanıldığını göstermektedir.Öğe KUZEYBATI ANADOLU’DA (KIYI TROAS BÖLGESİ) KIRSAL HAYVANCILIK VE ARAZİ KULLANIMI: ETNOARKEOLOJİK BİR BAKIŞ(2019) Özdemir, Abdulkadir; Bamyacı, Abdulvahap OnurSon yıllarda günümüzde yaşanılan ya da yakın zamanda terk edilmiş kırsal yerleşmeleri kapsayanetnografik araştırmalar, arkeolojik araştırmaların ilgi çekici bir alanı haline gelmiştir. Bu çalışma modernmateryal kültür kalıntıları üzerinde arkeolojik hipotezler için etnografik açıdan incelemeyi amaçlamıştır.Çanakkale’nin Kıyı Troas bölgesinin kırsal karma ekonomik aktiviteleri arasında hayvancılık ön planaçıkmaktadır. Bugün hâlâ kullanılmaya devam eden bölgeye has hayvan ağılları gibi etnografik veriler ışığında,aynı coğrafyada ve benzer çevresel etkenler karşısında, bölge insanının Prehistorik dönem toplulukları ilebenzer arazi kullanım alışkanlıkları ve üretim tekniklerini sürdürdükleri düşünülmektedir. Bölgenin yakıngeçmişine ait kırsal arazi kullanımı, kırsal ekonomik unsurlar ve geleneksel üretim süreçlerine ait etnografikverilerin, arkeolojik problemlerin çözümüne katkı sağlayacağı göz önüne alındığında, Troas kıyı bölgelerindeyer alan hayvancılık ile ilgili yapıların ve ekonomik faaliyet alanlarının etnografik yöntemlerle incelenmesi,aynı bölgede yaşayan prehistorik köy toplumların geçim ekonomilerini anlama konusunda fikirler sunabilir.Öğe Middle Chalcolithic Copper Tools from Gülpınar in North-Western Anatolia – an Archaeometric Approach(Roemisch-Germanisches Zentralmuseum, 2021) Güder, Ümit; Takaoğlu, Turan; Özdemir, AbdulkadirThe prehistoric site of Gülpınar, located beneath the remains of the Graeco-Roman Sanctuary of Apollo Smintheus (Smintheion) in the coastal Troad, is one of those newly excavated sites that enhances our knowledge of the western Anatolian littoral and the adjacent eastern Aegean islands during the 5th millennium BC. One of the contributions of the archaeological excavations at the site is in the category of copper metallurgy, which is the point of focus of this study. Four copper tools (awls and pins) were revealed in phase III of Gülpınar, dated to between 4930 and 4455/4300 BC. Both the chemical composition and the microstructural features of these tools were examined to understand the metallurgical processes applied for their production and forming. Analytical techniques, portable X-ray fluorescence (p-XRF) analysis, metallography (optical microscopy), energy-dispersive X-ray spectroscopy (SEM-EDS) examination and micro-hardness testing were conducted on the available samples from the objects. The results of the archaeometric analyses demonstrated that the copper used to form these tools was obtained by heating and then smelting the sulphur-bearing polymetallic ores. In the chemical compositions, an amount of around 1% arsenic was detected. Although the arsenic content provided a moderate improvement in the physical properties of the tools, the amount was considered too low to demonstrate an intentional, controlled process for arsenic alloying. The metal of the tools may have been brought in semi-finished forms to Gülpınar, since no finds relating to the copper metallurgy (slag, crucibles, tuyeres) were encountered during the excavations. The forming was determined by applying cycles of heating, forging and annealing. Moreover, increasing the hardness of the tools by a final cold working process was also detected.Öğe MURAT HÖYÜK ERKEN TUNÇ ÇAĞI ANTROPOMORFİK FİGÜRİNLERİ(2020) Özdemir, Abdulkadir; Mutlu, SerhanBu makale, Bingöl’ün ilk sistemli arkeolojik kazısı olma özelliği gösteren Murat Höyük Erken Tunç Çağı tabakasındanele geçen ve bu çalışmaya konu olan pişmiş toprak antropomorfik figürinleri tanıtır. Murat Höyük, DoğuAnadolu Bölgesi, Bingöl İli Solhan İlçesinde, Murat Nehri kenarında yer almaktadır. Höyük, Kalehan Genç EnerjiA.Ş. tarafından yapılan Aşağı Kaleköy Barajı su tutma havzası içinde kaldığından, Elazığ Müzesi Müdürlüğü kazıbaşkanlığında ve bilimsel bir heyet tarafından 2019 yılında kurtarma kazı çalışmaları yapılarak tamamlanmıştır. 2019yılında yapılan bu arkeolojik kazılar sonucunda I. Tabaka: Orta Çağ, II. Tabaka: Orta Demir Çağ, III. Tabaka: ErkenDemir Çağ ve IV. Tabaka: Erken Tunç Çağ olmak üzere dört kültür tabakası tespit edilmiştir. Murat Höyük, DoğuAnadolu kronolojisine göre Erken Tunç Çağı III’e (MÖ 2500-2200) tarihlenmektedir. Erken Tunç Çağı’na tarihlenenMurat Höyük IV. Kültür katından toplam beş (5) adet pişmiş toprak figürin ele geçmiştir. Bunlardan üçü sağlamikisinde ise kırıklar vardır. Arkeolojide uzun yıllardır tartışılan figürin, idol, heykelcik tanımlarına son yıllarda eklenenantropomorfik (insansı) terimi Murat Höyük buluntuları için kullanılacaktır. Yerleşmede antropomorfik figürinlerintespit edildikleri yerlerin ve kültür katının özellikleri doğrultusunda, uzun süredir cinsiyet tanımı veya anatanrıça gibi dinsel anlamlar yüklemek yerine insan-figürin-mekân ilişkisine odaklı çalışma yapılması amaçlanmıştır. İnsan-mekân ilişkisi göz önüne alınarak anlamları ve işlevlerine yönelik bağlamsal açıdan yapılacak değerlendirmelerile Murat Höyük antropomorfik figürinlerinin bölge literatürüne önemli katkılar sunması öngörülmektedir.Öğe Murat Höyük Erken Tunç Çağı Taş Kalıpları(2022) Bamyacı, Abdulvahap Onur; Özdemir, AbdulkadirDoğu Anadolu Bölgesi, Bingöl İli Solhan ilçesinde, Murat Nehri kenarında yer alan Murat Höyük’te 2019 yılında yapılan kurtarma kazısı sonucunda ele geçen taş döküm kalıpları dikkat çeken buluntular arasındadır. Höyüğün en erken tabakası Erken Tunç Çağı III’e (MÖ 2500-2200) tarihlenmektedir. Doğu Anadolu Erken Tunç Çağı arkeolojik materyal kültüründe yaygın görülmeyen, gelişmiş sürtmetaş işçiliği ve metal döküm teknolojisinin varlığını gösteren taştan üretilen iki parçalı döküm kalıpları, Murat Höyük’ün Erken Tunç Çağı tabakasına aittir. Kazı alanında in-situ olarak gu?n ıs?ıg?ına c?ıkarılan tas? kalıpların olasılıkla sap delikli balta u?retiminde kullanılmıs? oldug?u negatif modellerinden anlas?ılmaktadır. Doğu Anadolu’da görülen balta kalıpları en erken MÖ 3. binyıl başlarına tarihlenmekte ve yaygın olarak Karaz tipi baltalar için üretildikleri bilinmektedir. Morfolojik olarak benzer örneklerin MÖ 2. Bin Koloni Çağı’nda Orta Anadolu’da Kültepe metal işliklerinde ele geçen, taştan özenli bir işçilik sergileyen döküm kalıpları ile yapılan analojik değerlendirme sayesinde Murat Höyük kalıpları ile sap delikli balta üretildiği anlaşılmaktadır. Tüm Önasya’da MÖ 2. Binyıla ait oldukları kabul edilen sap delikli baltaların Murat Höyük ETÇ III tabakasında MÖ. 3. Binyılın 3. Çeyreğinden itibaren ortaya çıkması ilgi çekicidir. Metal alet endüstrisinin önemli bir buluntu grubu olan ve bu çalışma ile ele alınan Murat Höyük kalıplarının kabul edilenin aksine daha erken bir dönemde sap delikli balta üretiminde kullanımı Doğu Anadolu arkeolojisinin Erken Tunç Çağı’na önemli bir katkı sağlayacağı şüphesizdir.Öğe Murat Höyük: A Medieval Rural Settlement on the Upper Euphrates(Forest Publishing Ltd, 2024) Koçyiğit, Oğuz; Özdemir, Abdulkadir; Özdemir, AyşeMurat Höyük is an important Bronze Age site located in eastern Turkey, in the province of Bingol, 5km south of Solhan. Murat Hoyuk is located on the north bank of the Arsanias River in the Upper Euphrates valley. Due to the construction of the Asagi Kalekoy Dam, the mound there was registered in 2018 and salvage excavations began in 2019. The main intention of the excavations was to study the Early Bronze and Iron Age periods, but some important discoveries on the top of the mound also drew attention to the later phases of occupation. Some architectural remains from these later phases have been brought to light and, additionally, locally produced pottery, together with some objects and tools related to agricultural production and some liturgical metal finds, such as processional crosses, have been recovered from the excavations. The finds give an idea of the nature of the later settlement. The aim of this article is to describe and interpret these architectural remains and small finds, which were found on the highest point of the mound and are most likely medieval in date (between the 9th and 12th centuries), and to attempt to evaluate the nature of the small settlement. This study also helps to understand the relationship between sites in the Euphrates basin during the medieval period.Öğe Prehistorik Gülpınar (Smintheion) yerleşimi mimarisi ve mekansal kullanımı(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2017) Özdemir, Abdulkadir; Takaoğlu, TuranBu Doktora tez çalışması Çanakkale ili Ayvacık ilçesi Gülpınar beldesinde Apollon Smintheus Kutsal Alanı (Smintheion) kazıları sırasında tespit edilen prehistorik yerleşiminde 2004 ile 2014 yılları arası yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan Kalkolitik dönem (Gülpınar II ve Gülpınar III) mimari buluntularını değerlendirir. Bu tez çalışmasının konusunu oluşturan M.Ö. 5320-4940 tarihi arasında iskân edilen Gülpınar II yerleşimi Erken Kalkolitik 2 dönemine ve hemen bunun üzerine M.Ö. 4930-4450 tarihleri arasında kurulan Gülpınar III yerleşimi ise Orta Kalkolitik döneme atfedilmiştir. Her iki evrede ele geçen yerleşime ait mimari kalıntılar değerlendirilirken yerleşim organizasyonu, inşa teknikleri, yapı tipleri, yapı malzemeleri, mimari ve bunlarla ilişkilendirilen materyal kültür öğeleri arasındaki bağlantı ve insan ve mekânlar arasındaki davranışsal ilişki gibi konular dikkate alınarak değerlendirmeler yapılacaktır. Arkeolojide mekân analizi konusunda çok farklı yöntemler kullanılmış olmasına rağmen bu doktora tez çalışmasında yöntem olarak Taban Dizim Analizi Yöntemi tercih edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları Gülpınar II ve Gülpınar III evreleri yerleşmeleri arasında bir boşluk olmamasına rağmen her iki yerleşim arasında devamlılık ve kesinti sergileyen unsurlar olduğunu ortaya koyar. Tanımlanan mimari yapılar, mimari döşemleri ve faaliyet alanların incelenmesi yoluyla yerleşim boyutunda mekân kullanımı ve mimari ile onları kullanan insanlar arasındaki davranışsal bağlantılar açıklanmaya çalışılmıştır. Batı Anadolu Kalkolitik dönem ile ilgili mimari verilerin oldukça sınırlı olduğu göz önüne alındığında bu çalışmanın bölge ve dönem arkeolojisine önemli bir katkı yapacağı söylenebilir.











