Yazar "Özbilen, Fatih Mutlu" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 13 / 13
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Evaluation of Classroom Teachers’ Social Capital and Work Engagement Levels(Pro Scientia Publica Foundation, 2025) Özbilen, Fatih Mutlu; Günay, Gökhan; Dilber, YaşarAim. The aim of the study is the exploration of relationship between various dimensions of social capital and level of work engagement among teachers. Methods. This is a descriptive study based on the quantitative method and struc-tured using a survey model. Data was collected with the Social Capital in Schools Scale, and the Engaged Teacher Scale developed. Data analysis was carried out using SPSS v.22. Results. The findings revealed that the level of social capital perceived by classroom teachers in their schools is high and their work engagement is very high. A moderate, significant, and positive correlation was identified between the perceived level of social capital in schools and attitudes toward work engagement. Additionally, it was found that the social capital sub-dimensions together significantly predicted 18% of the vari-ance in work engagement. Conclusions. In conclusion, it was revealed that the level of social capital perceived by classroom teachers in primary schools is high and teachers are engaged with their work. Additionally, it was concluded that as the level of perceived social capital in schools increases, teachers’ engagement with their work will also increase; therefore, research shows that social capital in schools will make teachers more com-mitted to their work. © 2025, Pro Scientia Publica Foundation. All rights reserved.Öğe İlköğretim öğretmenlerinin okul nöbet görevleri üzerine bir değerlendirme(2014) Günay, Gökhan; Özbilen, Fatih MutluOkullarda eğitim-öğretim sürecinin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi; okulun fizikî imkânlar, güvenlik ve disiplin gibi önemli ihtiyaçlarının giderilmesiyle mümkündür. Bu ihtiyaçların giderilmesinde ise büyük ölçüde öğretmenlere yüklenen okul nöbet görevinin önemli bir rolü bulunmaktadır. Bu çalışmada okulların işleyişinde bu derece büyük önemi olan okul nöbet görevi sürecinde öğretmenlerin neler yaptıkları, ne gibi faaliyetlerde bulunduklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Çanakkale İli, Biga İlçesinde yer alan Güvemalan İlkokulu ve Güvemalan Ortaokulunda görev yapan toplam 10 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışma betimsel nitelikte olup, nitel araştırma yöntemi ile oluşturulmuştur. Veri toplama aşamasında yapılandırılmamış gözlem tekniği kullanılmıştır. Öğretmenlerin iki haftalık süreç boyunca okul nöbet görevleri esnasında yaptıkları faaliyetlere ilişkin veriler, okulun dört ayrı noktasından kayıt yapan okul güvenlik kamera görüntüleriyle elde edilmiştir. Bu görüntülerden alınan gözlem notları ile gözlem sonuçları ortaya koyulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin okul nöbet görevleri sürecinde görevlendirildikleri okul alanlarında dolaştıkları, belli bir sabit noktadan öğrencileri gözlemledikleri, koridorlarda ve bahçede dolaştıkları, öğrencileri okul servis araçlarına bindirdikten sonra sayılarını kontrol ettikleri, öğrencilerle iletişim halinde oldukları tespit edilmiştir. Bununla birlikte dersler başlamadan önce sınıfları ve okulun diğer bölümlerini kontrol etmedikleri, öğle yemeği zamanı ve öğleden sonraki teneffüslerde nöbet görev yerlerini terk ettikleri veya nöbet görev yerlerinde olmadıkları gözlemlenmiştir.Öğe Öğretmen adaylarının sosyal sermaye ve girişimcilik düzeylerinin değerlendirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2019) Özbilen, Fatih Mutlu; Çekiç, OsmanBu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının sosyal sermaye ve girişimcilik düzeylerinin değerlendirilmesi, sosyal sermaye ve girişimcilikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve sosyal sermayelerinin girişimciliklerini yordama düzeyinin incelenmesidir. Araştırma nicel ve betimsel nitelikte olup tarama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Türkiye'deki devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde bulunan Temel Eğitim Bölümlerinin, Okul Öncesi Eğitimi ve Sınıf Eğitimi Anabilim Dalları'nda öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise Atatürk, Çanakkale Onsekiz Mart, Dokuz Eylül, Ondokuz Mayıs ve Uşak Üniversiteleri'nin Eğitim Fakülteleri'ndeki Okul Öncesi ve Sınıf Eğitimi Anabilim Dalları'nın birinci ve dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan üniversitelerde öğrenim görmekte olan 811 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, araştırmacı ve danışmanı tarafından geliştirilmiş olan "Üniversite Öğrencilerine Yönelik Sosyal Sermaye Ölçeği" ve Deveci ve Çepni (2015a) tarafından geliştirilmiş olan "Öğretmen Adaylarına Yönelik Girişimcilik Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, verilerin normallik varsayımının sağlandığı durumlarda kullanılan testlerden Bağımsız Örneklemler t-Testi ve Bağımsız Örneklemler İçin Tek Faktörlü Varyans Analizi (One-Way Anova), basit doğrusal korelasyon tekniklerinden Pearson Momentler Çarpımı yani Pearson Korelasyon Katsayısı, yordayıcı değişkenin yordanan değişkendeki değişimlerin ne kadarını açıkladığını tespit etmek için Basit ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizleri yapılmış ve determinasyon katsayıları hesaplanmıştır. Sosyal sermaye ile girişimcilik ve girişimciliğin boyutları arasındaki nedensel ilişkiyi incelemek için yapısal eşitlik modeli kullanılmış ve yol analizi oluşturulmuştur. Araştırma bulgularına göre öğretmen adaylarının sosyal sermaye ve girişimcilik düzeyleri ortalamanın üzerinde çıkmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sosyal sermaye düzeylerinin cinsiyet, öğrenim görülen bölüm ve sınıf düzeyi ve mezuniyetten sonra çalışılmak istenen sektöre göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı ancak herhangi bir öğrenci topluluğuna ve sivil toplum kuruluşuna üye olma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının girişimcilik düzeylerinin ise öğrenim görülen bölüme göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı ancak öğrenim görülen üniversite, cinsiyet, öğrenim görülen sınıf düzeyi, herhangi bir öğrenci topluluğuna ve sivil toplum kuruluşuna üye olma durumu ve mezuniyetten sonra çalışılmak istenen sektöre göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, öğretmen adaylarının sosyal sermaye ve girişimcilikleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki görülürken sosyal sermayenin, girişimciliğin düşük düzeyde ancak anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Yapısal eşitlik modeli ile kurulan yol analizinde de sosyal sermayenin girişimciliği yüksek düzeyde etkilediği ancak girişimciliğin yenilikçi olma boyutunu etkilemediği belirlenmiştir.Öğe Okul Müdürlerinin Okullarda Yürütülen İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarına Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi(Erdal TOPRAKCI, 2023) Günay, Gökhan; Özbilen, Fatih MutluIt is of great importance to carry out various practices related to occupational health and safety (OHS) in order for schools to be safe educational institutions and to prevent various possible danger situations. The primary responsible persons in this area are the school principals, who are the administrators and heads of the schools. As a matter of fact, they have more experience about these activities than teachers and other personnel. Therefore, this research was conducted to examine the opinions of school principals on OHS practices carried out in schools. The research was carried out according to the qualitative method and holistic single case study design. The study group of the research consisted of 17 school principals working in public primary and secondary schools in the Biga district of Çanakkale in the second term of the 2022-2023 academic year. The data were obtained through the responses of the school principals to the structured interview form prepared by the researchers, and were categorized by analyzing with the deductive content analysis technique. As a result of the research, in line with the opinions of the school principals, it was determined that “determining the risk factors and taking the necessary precautions” is the most common practice in schools within the scope of OHS. “Predicting and eliminating the situations that may endanger human life” identified as the most beneficial of the practices at the school within the scope of OHS. It was determined that "problems in the provision of funds" are the most negative aspects of the practices on OHS in schools. The view of “lack of financial support” was determined as the most encountered difficulties/obstacles regarding the practices in schools within the scope of OHS. Finally, in the practices carried out in schools within the scope of OHS, it was determined that the highest expectation from upper units was the view of "material support". It is suggested that OHS trainings should be given with applied and repetitive trainings rather than theoretical and information stacks, and the equipment and financial needs required for OHS practices in schools should be met by upper units. In addition, it is suggested that new school buildings should be designed in accordance with legal criteria within the scope of OHS, responsibilities should be shared with other staff and higher units in order to reduce the responsibility of school principals for possible risk situations in schools, and school principals should be insured for legal sanctions for dangerous situationsÖğe Okul Öncesi ve Sınıf Öğretmenlerinin Hayat Boyu Öğrenme ve Uzaktan Eğitime Yönelik Tutumları Üzerine Bir İnceleme(Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, 2023) Özbilen, Fatih Mutlu; Aytaç, AlperBu çalışma okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin hayat boyu öğrenme ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarını incelemiştir. Araştırmanın modeli nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modelidir. Araştırmanın örneklem grubunu İstanbul’un bir ilçesindeki kamu ilkokullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ve bu okullar bünyesinde hizmet veren anasınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri olmak üzere toplam 398 öğretmen oluşturmuştur. Veriler “Yaşam Boyu Öğrenme Tutum Ölçeği” ve “Öğretmenlere Yönelik Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 ve AMOS programları kullanılmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, öğretmenlerin hayat boyu öğrenme tutum düzeylerinin yüksek ve uzaktan eğitime yönelik tutum düzeylerinin düşük seviyede olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca sonuçlar, öğretmenlerin hayat boyu öğrenme ve uzaktan eğitime yönelik tutum düzeylerinin cinsiyet, branş ve meslekî kıdeme göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını göstermiştir. Fakat öğretmenlerin hayat boyu öğrenme tutum düzeyleri Öğrenme İsteksizliği boyutunda kadın ve okul öncesi öğretmenlerinin lehine anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Dolayısıyla bu öğretmen gruplarının öğrenme isteksizliklerinin azaltılması yönünde kendilerine hizmet içi eğitim verilmesi ve öğrenme isteksizliklerinin altında yatan sebeplerin nitel araştırmalarla incelenmesi önerilmektedir.Öğe Okul yöneticilerinin sosyal medya kullanım yeterlikleri ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi(2025) Özbilen, Fatih Mutlu; Dilber, YaşarSosyal medya kullanım yeterliği ve dijital iletişim araçlarıyla doğru, etik standartlara uygun ve etkin bir şekilde etkileşim kurulması, dijital vatandaşlığa yönelik sahip olunan bilinçle ilgilidir. Etkili okulların varlığı açısından bu yeterliklerin okul yöneticilerinde bulunması önemlidir. Araştırmada okul yöneticilerinin sosyal medya kullanım yeterlikleri ile dijital vatandaşlık düzeylerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre yürütülen araştırmanın katılımcılarını 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Bursa’daki 325 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Sosyal Medya Kullanımı Ölçeği” ve “Dijital Vatandaşlık Ölçeği” ile toplanmıştır. Analizlerde frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri hesaplanmış; sosyal medya kullanım yeterliği ile dijital vatandaşlık düzeyi arasındaki ilişkiler Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanarak değerlendirilmiştir. Sonuçlara göre okul yöneticilerinin sosyal medya kullanım yeterlikleri ve dijital vatandaşlık düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okul yöneticilerinin sosyal medya kullanım yeterlikleri ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Sosyal medya kullanım yeterliği ve dijital vatandaşlık düzeyine ait alt boyutlar arasında da anlamlı ilişkiler bulunmuştur.Öğe Okul Zorbalığı Ve Sınıf İçi İstenmeyen Davranışlara İlişkin Öğretmen Tutumlarının Değerlendirilmesi(2017) Özbilen, Fatih Mutlu; Canbulat, Tuncay; Soylu, YağmurBu araştırma öğretmenlerin bazı değişkenlere göre okul zorbalığı ve istenmeyen öğrenci davranışlarına ilişkin tutumları arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırma betimsel nitelikte olup, tarama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmanın verileri Yeşilyaprak ve Dursun-Balanuye (2012) tarafından geliştirilen \"Okul Zorbalığına İlişkin Öğretmen Tutumları Ölçeği\" ve Tanhan ve Şentürk (2011) tarafından geliştirilen \"Sınıf İçi İstenmeyen Davranışlara Yönelik Öğretmen Tutumları Ölçeği\" ile elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; okul zorbalığına yönelik öğretmen tutum puanı ortalamalarının iyi seviyede olduğu; sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarına yönelik öğretmen tutum puanı ortalamalarının ise beklenilen düzeyde olmadığı söylenebilir. Okul zorbalığına yönelik öğretmen tutumları öğretmenlerin cinsiyetine göre anlamlı düzeyde farklılaşırken; kıdem, branş, görev yapılan yerleşim yeri ve olumsuz öğrenci davranışlarına yönelik hizmet içi eğitim alma durumlarına göre anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür. Sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarına yönelik öğretmen tutumlarında ise cinsiyete ve olumsuz öğrenci davranışlarına yönelik hizmet içi eğitim alma durumlarına göre anlamlı düzeyde fark bulunmazken; kıdem, branş ve görev yapılan yerleşim yerine göre anlamlı düzeyde farklılığın oluştuğu görülmüştürÖğe Symmetrical and Asymmetrical Modeling: Applying Vitae Researchers' Development Framework through the Lens of Web 2.0 Technologies for Vocational-Health Education Researchers(MDPI, 2023) Asghar, Muhammad Zaheer; Iqbal, Javed; Seitamaa-Hakkarainen, Pirita; Barbera, Elena; Özbilen, Fatih Mutlu; Waqar, YasiraBackground and Purpose: The development of research knowledge, skills, and attitudes among postgraduate vocational-health education students is a crucial outcome of their degree program. This study focuses on the research competences of vocational-health education students and their use of web 2.0 technologies to enhance research productivity. The study employs the Vitae Researcher Development Framework (RDF) and examines the use of web 2.0 technologies. Method: The study surveyed 390 postgraduate vocational-health education students enrolled in universities in Pakistan. Of the participants, 50.5% were male, 49.5% were female, 45.1% were from private universities, and 54.9% were from public sector universities. Moreover, 68.2% were Master’s students, while 31.8% were doctoral students. The data were analyzed through both symmetrical and asymmetrical modeling techniques, including Partial least square equation modeling (PLS-SEM) and fuzzy set Qualitative Comparative Analysis (fsQCA), to measure the direct and indirect specific relationships among the constructs. Results: The results confirmed that research competences and web 2.0 technologies have a direct effect on research productivity. Furthermore, the results revealed that web 2.0 technologies mediate in the relationship between research competences and research productivity. Conclusions: The study concludes that research competences and web 2.0 technologies predict research productivity. Additionally, web 2.0 technologies have an intervening role in the relationship between research competences and research productivity during the COVID-19 pandemic emergency. Implications: This study highlights the broader implications for health education policymakers and institutions to include web 2.0 technologies in their development plans. Future studies can develop web 2.0-based instructional strategies for the professional development of advanced vocational-health education researchers. Originality: This study contributes to the knowledge of research competences, web 2.0 technologies, and research productivity for vocational-health education researchers.Öğe Sınıf Öğretmeni Adaylarının Özyeterlik ve Sosyal Girişimcilik Düzeylerinin Değerlendirilmesi(2020) Özbilen, Fatih Mutlu; Canbulat, Tuncay; Çekiç, OsmanBu çalışmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının özyeterlik ve sosyal girişimcilik düzeylerini değerlendirmektir. Araştırma nicel yönteme göre yürütülmüş ve tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Dokuz Eylül, Ege, Adnan Menderes ve Uşak üniversitelerinin eğitim fakültelerinde, birinci ve dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan 443 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Sınıf öğretmeni adaylarının özyeterlik düzeylerine ilişkin veriler Tschannen-Moran ve Woolfolk-Hoy (2001) tarafından geliştirilmiş ve Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından Türkçe’ye uyarlanmış “Öğretmen Özyeterlik Ölçeği” ile sosyal girişimcilik düzeylerine ilişkin veriler ise Konaklı ve Göğüş’ün (2013) geliştirdiği “Aday Öğretmenlerin Sosyal Girişimcilik Özellikleri Ölçeği” ile elde edilmiştir. Veriler SPSS v.22 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, sınıf öğretmeni adaylarının özyeterliklerinin “oldukça yeterli” ve sosyal girişimciliklerinin ise “yüksek” düzeye karşılık geldiği belirlenmiştir. Ayrıca özyeterlik ve sosyal girişimcilik düzeyinin öğrenim görülen üniversite ve ağırlıklı genel not ortalamasına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı; hem özyeterlik hem de sosyal girişimcilik düzeyinin cinsiyete göre kadınların lehine ve sadece sosyal girişimcilik düzeyinin öğrenim görülen sınıf düzeyine göre dördüncü sınıfta öğrenim görenlerin lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının özyeterlikleri ile sosyal girişimcilikleri arasında ise orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özyeterliğe ait boyutların birlikte sosyal girişimcilikteki toplam varyansın yaklaşık %38’ini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda üniversite eğitimi aracılığı ile kazanılan özyeterliğin sosyal girişimcilik için bir başlangıç aşaması olabileceği düşünülmektedir.Öğe Sınıf Öğretmenlerinin Müze Eğitimine İlişkin Öz-yeterlik İnançlarının İncelenmesi(Necmettin Erbakan Üniversitesi, 2023) Özbilen, Fatih MutluBu araştırmada müze eğitimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin sahip oldukları öz-yeterlik inançları incelenmiştir. Araştırma nicel yönteme uygun olarak tarama modeli ile yürütülmüştür. Örneklem grubu ise İstanbul’da görev yapan 326 sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmada veriler, Uslu ve Yeşilbursa’nın (2014) geliştirdiği “Müze Eğitimine İlişkin Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği” ile toplanmıştır. Analizler SPSS v.21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin müze eğitimi ile ilgili sahip oldukları öz-yeterlik inançlarının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca müze eğitimine yönelik öz-yeterlik inançlarının cinsiyet, istihdam durumu, öğrencilerle müze ziyareti gerçekleştirme durumu ve öğretim yapılan sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı; müze eğitimi hakkında hizmet içi eğitim almalarına göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Buradan hareketle öğretmen adaylarının lisans öğrenimleri döneminde müze eğitimi ile ilgili ders almaları ve öğretmenlere de bu eğitimlerin hizmet içi eğitimler şeklinde sunulması önerilmektedirÖğe Sınıf öğretmenlerinin özel alan yeterlikleri hakkındaki görüşleri: Kars ili örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2012) Özbilen, Fatih Mutlu; Güven, BülentBu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin Millî Eğitim Bakanlığı'nın 2008 yılındabelirlemiş olduğu Sınıf Öğretmeni Özel Alan Yeterlikleri'ne göre, kendi yeterliklerihakkındaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı sınıf öğretmeni özelalan yeterlikleri çerçevesinde sınıf öğretmeni adayları temel alınarak, araştırmacı vedanışmanı tarafından geliştirilmiş olan "Sınıf Öğretmeni Adaylarının Özel AlanYeterliklerini Belirleme Ölçeği" sınıf öğretmenlerine uyarlanarak uygulama yapılmıştır.Ayrıca Sınıf Öğretmenliği Doktora Programını Değerlendirme Çalıştayı SonuçBildirgesi'nde sınıf öğretmenliğine ilişkin belirlenmiş alanlarla ilgili soruların bulunduğuyarı yapılandırılmış görüşme formu sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Araştırmanınverilerine Kars il merkezi, il merkez köyleri, ilçe merkezleri ve ilçe merkez köylerindekiilköğretim okullarında görev yapan 1446 sınıf öğretmeninden 548'inin istekli olarak ölçeğeyanıt vermesi ve bu 548 öğretmen içerisinden 45'inin istekli olarak yarı yapılandırılmışgörüşme formunu yanıtlaması ile ulaşılmıştır.Sınıf Öğretmeni Özel Alan Yeterliklerini Belirleme Ölçeği ile toplanan verilerbilgisayarda SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) yardımıyla analizedilmiştir. Katılımcıların kişisel özellikler yönüyle verdikleri yanıtlar arasında farklılaşmabulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla, t-test ve one-way anova tekniklerikullanılmıştır. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizinde, yüzde ve frekans gibiistatistiksel işlemlere; sınıf öğretmenlerinin sorumlu oldukları derslerle ilgili kendilerini nedüzeyde ve hangi hususlarda yeterli gördüklerini belirleyebilmek için içerik analizitekniğine yer verilmiş ve ulaşılan bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır.Verilerin analizinden elde edilen bulgulara göre, "Tanıma ve Geliştirme" maddeleriile ilgili, kişisel özellikleri değişen sınıf öğretmenlerinin kendilerini yeterli hissetmedüzeylerinin de farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen alanlar ile ilgiligörüşme formundaki sorulara ilişkin, sınıf öğretmenleri genel olarak kendilerini yeterligördüklerini ifade etmişlerdir.Öğe The impact of education and family upbringing on the formation of loyalty to the state: The case of Latvia(LLC CPC Business Perspectives, 2025) Jurs, Pavels; Ro??ne, Maija; Konovalenko, Tetiana V.; Özbilen, Fatih Mutlu; Zabolotna, OksanaThis paper examines the concept of loyalty as a flexible principle and a motivational factor that influences an individual’s interest in the existence and development of the state. Loyalty significantly contributes to social cohesion and national resilience, especially in the current turbulent geopolitical climate. The aim of this study is to analyze the factors influencing Latvian students’ loyalty to the state, including civic engagement, a sense of being needed by the country, and education about civic responsibility. The study also examines the impact of education and family upbringing on the formation of loyalty to the state. Data were collected through a survey conducted in 2024, which included multiple-choice and Likert-scale questions. The sample consisted of 437 students in grades 9–12 from Liepaja, Latvia. The findings demonstrate that Pearson’s chi-square analysis revealed a positive association between loyalty to the state and the following factors: knowledge of state history (?2 = 33.28, p < 0.001), teaching of civic responsibility at school (?2 = 40.24, p < 0.001), discussing state politics with family members (?2 = 12.48, p = 0.001), and discussing civic responsibility within the family (?2 = 16.86, p < 0.001). Overall, 54.1% of respondents considered themselves civically engaged, and 81.4% reported feeling loyal to the state. A multiple logistic regression analysis revealed that being civically engaged, feeling needed by the country, and receiving education about civic responsibility significantly increase the likelihood of students expressing loyalty to the state. © The author(s) 2025. © P?vels Jurs, Maija Ro??ne, Tetiana Konovalenko, Fatih Mutlu Özbilen, Oksana Zabolotna, 2025.Öğe YETİŞKİN EĞİTİMİ KAPSAMINDA İLKOKULLARDA AÇILAN OKUMA-YAZMA KURSLARINA YÖNELİK ÖĞRETMENLERİN ALGI VE ROLLERİNİN BELİRLENMESİ(2020) Özbilen, Fatih Mutlu; Genç, Salih ZekiBu araştırmanın amacı, yetişkin eğitimi kapsamında ilkokullarda açılan okuma-yazma kurslarına yönelik öğretmenlerin algı ve rollerini belirlemektir. Nitel özellikte olan ve fenomenolojik desene göre yürütülmüş araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde İstanbul ili, Esenyurt ilçesindeki 5 ilkokulda yaygın eğitim kapsamında yetişkinlere yönelik açılan okuma-yazma kurslarında eğitmen olarak görev almış 10 öğretmen oluşturmuştur. Esenyurt ilçesinin kenar mahallelerinde bulunan okullar, amaçlı örnekleme türlerinden benzeşik örnekleme ve bu okullarda açılmış olan yetişkin eğitimi okuma-yazma kurslarında görev almış öğretmenlerden gönüllü bir şekilde araştırmaya katılanlar ise ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir.Veriler2019 yılının Aralık ayında ilk araştırmacı tarafından öğretmenlerle yüzyüze görüşmeler yapılarak toplanmış ve görüşmeler, telefonun ses kaydedici programı ile kaydedilmiştir. Sonrasında kaydedilen veriler Microsoft Word programı aracılığıyla yazıya dökülmüş ve içerik analizi tekniği kullanılarak araştırmacılar tarafından analiz edilmiştir. Bu süreçte her soru birbirinden bağımsız bir şekilde değerlendirilerek araştırma bulguları, öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda ortak tema, kategori ve kodlar oluşturularak verilmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin çoğu yetişkin eğitimini, normal eğitim-öğretim yaşı içerisinde herhangi bir örgün eğitim kurumundan yararlanamayan kişilerin aldığı eğitim olarak tanımlamıştır. Ayrıca öğretmenlere göre kursiyerler, çoğunlukla günlük yaşamlarını kolaylaştırmak, işyeri beklentilerini karşılamak ve farkındalık sahibi olabilmek amacıyla kurslara katılmaktadırlar. Ek olarak öğretmenler genel olarak kurslarda kullanılan öğretim kaynaklarını ve ölçme değerlendirme sürecini yetersiz ancak bu kurs sürecinde kendilerini yeterli bulduklarını belirtmişlerdir.Diğer sonuçlar da öğretmenlerin genellikle kurslarda eğitici/öğretici rolüne sahip olduğu, kursların yaygınlaştırılması gerektiği, kurslarda çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı ve bazı önemli motivasyon uygulamaları gerçekleştirildiği şeklindedir.











