Yazar "Özbey, Nilgün" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Bakteriyel konjonktivit tedavisinde antibiyotik tercihi ne olmalı?(2010) Eser, İlker; Akçalı, Alper; Çömez, Arzu Taşkıran; Kömür, Barış; Özbey, Nilgün; Otkun, Tatman MüşerrefAmaç: Bakteriyel konjonktivit etkenlerini ve bu etkenlerin invitro antibiyotik duyarlılıklarını araştırmak. Gereç ve Yöntem: Aralık 2008 ile Mart 2010 tarihleri arasında polikliniğimize yanma hissi, kızarıklık ve akıntı şikayeti ile başvuran, akut bakteriyel konjonktivit ön tanısı alan, herhangi bir sistemik antibiyotik veya topikal göz damlası kullanmayan, ortalama yaşı 43,7±26,4 (1-84) yıl olan 47 (27 kadın, 20 erkek) hasta çalışmaya dahil edildi. Her iki gözden pamuk eküviyon kullanılarak alınan sürüntü örneklerinden çikolatamsı ve kanlı agara ekim yapıldı ve Gram boyama için preparat hazırlandı. Üreyen bakteriler Vitek2 kompakt sistem (bioMerieux, Fransa) ile tiplendirildi. Antibiyogramlar disk diffüzyon metodu ile Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) kriterlerine göre değerlendirildi. Sonuçlar: Olgulardan alınan 47 kültürden 29 (%61,7)’unda üreme saptandı. Etkenler arasında en çok izole edilen bakteri koagülaz-negatif stafilokoklar idi (16 olgu, %55). İzole edilen bakterilere en etkili olan antibiyotikler duyarlılık oranlarına göre sırasıyla; vankomisin (%100, 21/21), netilmisin (%95,7, 22/23), kloramfenikol (%92,6, 25/27) ve tobramisin (%91,3, 21/23) idi. Florokinolon grubu antibiyotiklerin duyarlılıkları göreceli olarak daha düşüktü (ofloksasin (%75, 21/28), moksifloksasin (%75, 18/24), siprofloksasin (%73,1, 19/26).Tartışma: Bakteriyel konjonktivit tedavisinde netilmisin, kloramfenikol ve tobramisin, florokinolon grubu antibiyotiklere göre daha etkili bulundu. Ampirik tedavide bu antibiyotiklerin kullanılması, tedaviye başlamadan önce özellikli olgularda kültür alınması, tedaviye yanıt alınamadığı durumda antibiyotik duyarlılıklarına göre yeni ilaç seçiminin uygun olacağı düşünülmektedir.Öğe Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi 2009-2011 yılı Tüberküloz Laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi(2012) Özbey, Nilgün; Akçalı, Alper; Tatman-Oktun, MüşerrefAMAÇ: Çanakkale İlinde tüberküloz kültür çalışmalarına 2009 yılında ilk olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarında başlanmıştır. Bu çalışma ile laboratuvarımızda elde edilen verilerin sunulması ve mikobakteri tanısında kullanılan yöntemlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEMLER: Mikobakteri kültürü için laboratuvarımıza gönderilen klinik örnekler Ehrlich-Ziehl-Neelsen (EZN) yöntemi ile boyanarak, mikroskobik olarak değerlendirilmiş; Löwenstein-Jensen (LJ) besiyeri ve BACTEC MGIT 960 (Mycobacteria Growth Indicator Tube, Becton Dickinson, ABD) sıvı bazlı kültür sistemi tüplerine ekilmiştir. Üreme görülen kültür tüplerinde Mycobacterium tuberculosis kompleks (MTBK) tanımlaması ve istem yapıldığında streptomisin (STR), izoniazid (INH), rifampisin (RF), etambutol (ETM) duyarlılıkları çalışılmıştır. Aseptik koşullarda toplandığı düşünülen vücut sıvıları dekontamine edilmeden direkt olarak, diğer örneklere ise önce dekontaminasyon ve sonra konsantrasyondan ekim yapılmıştır. BULGULAR: Laboratuvarımıza 667 hastadan toplam 1.048 örnek gönderilmiştir. 54 hastaya ait 71i MTBK, yedisi tüberküloz dışı mikobakteri olmak üzere toplamda 78 örnekte (%7,44) BACTEC MGIT 960 (Becton Dickinson, ABD) sistemi ile üreme saptanmıştır. LJ besiyerinde 64ü MTBK, dördü tüberküloz dışı mikobakteri olmak üzere toplamda 68 örnekte üreme saptanmıştır. BACTEC MGIT 960 sisteminde üremenin saptanabildiği süre ortalama 11,8 gün (± 7,45 SS) olarak tespit edilmiştir. EZN boyamasında 49 örnekte asidorezistan basil görülmüştür. Bu örneklerin 42 (%86)sinde üreme saptanabilmiştir. 54 hastanın 25inin izolatında ilaç duyarlılığı çalışılmıştır. Altı izolatta en az bir ilaca direnç saptanırken en yüksek oranda STR direnci görülmüştür. Beş örnekte STR direnci, üç örnekte INH direnci, bir örnekte de ETM direnci saptanmıştır. Üç örnekte aynı anda STR ve INH direnci saptanmıştır. RF dirençli MTBK saptanmamıştır. SONUÇ: Bu çalışma ile Çanakkale ilindeki tüberküloz laboratuvarına ait ilk bulgular sunulmuştur. BACTEC MGIT 960 otomatize sıvı bazlı tüberküloz kültür sistemi ile yapılan kültür ve ilaç duyarlılık testleri katı besiyerinden daha kolay ve hızlı olarak gerçekleştirilmektedir. Tüberküloz tanısında kültür duyarlılığının mikroskopiden fazla olduğu, ancak erken tanı konulabilmesi nedeni ile duyarlılığı düşük olmasına rağmen mikroskobik incelemenin rutin olarak kültür ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Öğe Çanakkale’de hızla önlenen bir tularemi salgınının epidemiyolojik olarak değerlendirilmesi(2011) Otkun, Tatman Müşerref; Akçalı, Alper; Karadenizli, Aynur; Özbey, Nilgün; Gazel, Deniz; Şener, Alper; Güçlü, OğuzTularemi, Francisella tularensis tarafından oluşturulan ve dünyada kuzey yarım kürede görülen bir hastalıktır. Türkiye’de daha az virülan olan F.tularensis subsp. holarctica ile oluşan orofaringeal enfeksiyonlar daha sık görülmektedir. Bu çalışmada, Aralık 2009 tarihinde Çanakkale’nin Biga ilçesinde bildirilen olgular sonrasında bölgede gerçekleştirilen epidemiyolojik araştırma ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çanakkale Biga ilçesi Balıklıçeşme ve Sinekçi köylerinden iki askerde tularemi bildirimi üzerine, adı geçen köylerde salgın araştırılması amacıyla su örnekleri, boğaz, yara sürüntü örnekleri ve serum örnekleri alınmıştır. Alınan örneklerin kültürleri koyun kanlı, sisteinli kalp agarda (antibiyotikli) yapılmıştır. Besiyerleri 37°C’de, %5 CO2’li ortamda inkübe edilip 10 güne kadar takip edilmiştir. Şüpheli koloniler F.tularensis antiserumu kullanılarak lam aglütinasyon testi ile kontrol edilmiştir. Serumlarda tüp aglütinasyon yöntemi ile antikor varlığı araştırılmıştır. Aglütinasyonu pozitif bulunan tüm serum örnekleri çapraz reaksiyon yönünden Rose Bengal testi ile kontrol edilmiştir. Ayrıca, su ve sürüntü örneklerinde ISFtu2 genine ait prob ve primerler kullanı-larak gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT Taqman PCR; Quantica, Techne Inc, İngiltere) uygulanmıştır. Yapılan kültürlerde üreme saptanmamış; ancak 16 su örneğinin sekizinde, bir lenf bezi akıntısından alınan sürüntüde ve bir boğaz sürüntüsünde F.tularensis PCR’si pozitif bulunmuştur. Alınan 115 serum örneğinin 36’sında 1:20-1:1280 titre aralığında seropozitiflik tespit edilmiştir. İki olguda 1:1280 titrede pozitiflik ve akut klinik bulgular saptanmış ve bu olgular tularemi tanısı ile tedavi edilmiştir. Bu olguların birinde lenf bezi akıntısının PCR’si pozitif iken, diğerinde örnek alınamadığı için PCR çalışılmamıştır. Akut enfeksiyon saptanan bu iki olguda ve seropozitif bulunan diğer 34 olguda epidemiyolojik tek ortak nokta şebeke suyu kullanımıdır. Balıklıçeşme köyünde osmoz yöntemi ile arıtılan suyun içme suyu olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Ancak Balıklıçeşme köyünde osmoz öncesi ve sonrası suda ve Sinekçi köyü şebeke suyunda F.tularensis PCR’sinin pozitif olması ve tek ortak noktalarının bu olması nedeniyle su kaynaklı bir salgın olduğuna karar verilmiştir. Köylerde düzenli klorlamanın önemi vurgulanıp, otomatik klorlama cihazı alınması sağlanmıştır. Bu sayede hızlı bir şekilde salgının büyümesi engellenmiştir. Boğaz ağrısı, ateş ve 2 cm’den büyük lenfadenopati ile seyreden, kullanılan beta-laktam antibiyotiklere cevap vermeyen olgularda ayırıcı tanıda tularemi akla getirilmeli ve tanısı için gerekli olan özel testler istenmelidir. Su sanitasyonunun ve klorlamanın önemi hakkında bu konuyla ilgilenen birimlere ve halka devamlı eğitimler verilmelidir.Öğe Karbapenemlere dirençli acinetobacter baumannii izolatlarında moleküler tiplendirme ve karbapenemazların araştırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2012) Özbey, Nilgün; Otkun, Müşerref TatmanAcinetobacter baumannii hastane enfeksiyonlarına yol açan etkenler içinde önemli yer tutmaktadır ve karbapenemlerde dahil antibiyotiklerin çoğuna direnç göstermektedir.Amaç: Aralık 2008?Kasım 2011 tarihleri arasında izole edilen karbapenem dirençli A. baumannii'lerde karbapenemazların varlığı ve bunların kromozomal veya plazmid kaynaklı olduğunun araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma sonunda A. baumannii'lerin aynı kaynaktan köken alıp almadıkları ve bu izolatlardan diğer bakterilere genetik olarak aktarılma ile başka karbapenem dirençli bakteriler ile karşılaşma riskimizin olup olmadığı ortaya konulacaktır.Yöntem-Bulgular: Çalışılan 65 A. baumannii en fazla yoğun bakım ünitesindeki hastalardan (%66), en çok kandan (%37) ve endotrakeal aspirat örneklerinden (%25) elde edilmiştir.Antibiyotik duyarlılıkları karbapenemler için E-test, diğer antibiyotikler için disk difüzyonla çalışılmıştır. En duyarlı antibiyotikler tobramisin, netilmisin, polimiksin B ve kolistin (sırasıyla %98,5, %98,5, %98,5 ve %96,9) duyarlı olarak bulunmuştur. Diğer antibiyotiklere direnç oranı oldukça yüksek olup %92,3-100,0 arasında direnç saptanmıştır.İzolatlatlar arasındaki klonal ilişkiyi araştırmak için yapılan AP-PZR sonuçlarına göre; M13 pimeri ile iki farklı patern, DAF4 primeri ile üç farklı patern gözlenmiştir.Karbapenemaz varlığını araştırmak için yapılan multipleks-PZR ile bütün izolatlarda kromozomal kaynaklı OXA-23 ve OXA-51 enzim geni pozitif bulunurken diğer enzim genleri negatif bulunmuştur. Pozitif bulunan enzimler için yapılan sekanslamada OXA-23 ve OXA-51 enzim varlığı doğrulanarak izolatlar arası uyum gözlenmiştir. İzolatların hiçbirinde plazmid izole edilmemiştir.Sonuç: A. baumannii enfeksiyonlarının YBÜ'de, kan örneklerinde daha sık saptanması ve tiplendirme sonucuna göre; izolatların klonal benzerlik göstermesi nedeniyle girişimsel işlemler sırasında bakterilerin hastadan hastaya yayılımını engellemek için temel enfeksiyon kontrol önlemlerine dikkat etmek gerektiği sonucuna varılmıştır.İzolatların plazmid taşımıyor olması şimdilik başka karbapenem dirençli bakteriler ile karşılaşma riskimizin düşük olduğunu düşündürmektedir.Anahtar kelimeler: Acinetobacter baumannii, antibiyotik direnci, oksasilinaz, metallo beta laktamaz, PZR.Öğe Molecular typing and investigation of carbapenemases in carbapenem resistant Acinetobacter baumannii isolates(Refik Saydam National Public Health Agency (RSNPHA), 2016) Özbey, Nilgün; Tatman-Otkun, MüşerrefObjective: In this study, it was aimed to investigate the presence of carbapenemases in carbapenem-resistant A. baumannii strains and their chromosomal or plasmid origin. Methods: Of the total 65 A. baumannii studied, 66% were isolated from patients in intensive care unit (ICU); most of strains were blood (37%) and lower respiratory tract samples (32%). VITEK2 automated system and disk diffusion tests were used to evaluate antibiotic susceptibilities. In addition, MIC values for carbapenems were determined using M.I.C. evaluator strips. Clonal relationship between the isolates was assessed by AP-PCR, using M13 and DAF4 primers. Carbapenemase genes were screened by multiplex- PCR, and presence of plasmid-borne carbapenemase was investigated. Results: The The isolates were found to be susceptible to tobramycin, netilmicin, and colistin by 98.5%, 98.5% and 96.9%, respectively. The rates of resistance to other antibiotics were quite high, and resistance was found between 78.5% - 100%. The resistance rates were detected as 100% to ticarcillin, piperacillin, piperacillin+tazobactam, ceftazidime, ceftriaxone, sefepime, imipenem, meropenem, and ciprofloxacin, 98.5% to ticarcillin+clavulanic acid, gentamicin, levofloxacin, tetracycline, doxycycline, and trimethoprim-sulfamethoxazole, 93.8% to minocycline, 92.3% to amikacin, and 78.5% to ampicillin+sulbactam. In the study, two different patterns were observed by AP-PCR. Chromosomal OXA-23 and OXA-51 carbapenemase enzyme genes positively were found in all isolates. Plasmids were isolated neither of isolates. Conclusion: Isolates were detected more frequently from hemocultures in ICU. Isolates showed clonal similarity in AP-PCR where M13 and DAF4 primers were used. The presence of the single Acinetobacter clone in our hospital suggests that they all originated from the same source. For this reason, it is concluded that universal infection control measures should be taken in consideration to prevent cross-infection by carbapenem resistant isolates.Öğe Novel hydrogel particles and their IPN films as drug delivery systems with antibacterial properties(Elsevier Science Bv, 2012) Sılan, Coşkun; Alper Akçalı; Tatman Otkun, Müşerref; Özbey, Nilgün; Bütün, Sultan; Özay, Özgür; Şahiner, NurettinPoly(acrylonitrile) (p(AN))-based materials such poly(acrylonitrile-co-(3-acrylamidopropyl)-trimethylammonium chloride (p(AN-co-APTMACl)), poly(acrylonitrile-co-4-viniyl pyridine) (p(AN-co-4-VP)) and poly(acrylonitrile-co-N-isopropylacrylamide) (p(AN-co-NIPAM)) core-shell nanoparticles were prepared. The core materials, AN, in p(AN-co-4-VP) nanoparticles, were amidoximated and the shell materials, 4-VP, were quaternized to generate p(AN-co-4-VP)(+) and p(AN-co-4-VP)(++), single and double positively charged core-shell nanoparticles, respectively. Furthermore, interpenetrating microgels-hydrogel (IPN) polymeric networks were prepared by mixing double quaternized p(AN-co-4-VP)(++) core-shell particles with acrylamide (AAm) and 2-hydroxyethylmethacrylate (HEMA) before polymerization. A model drug, fluorescein sodium salt (FSS) was used in absorption/release studies from these IPNs. Moreover, the prepared and chemically modified particles were tested against Staphylococcus aureus ATCC6538. Pseduomonas aeruginosa ATCC9027. Bacillus subtilis ATCC6633, and Escherichia coli ATCC8739, and found that some of these particles had antibacterial properties against tested bacteria. (C) 2011 Elsevier B.V. All rights reserved.











