Yazar "Çoban Oran, Filiz" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Post-Amerikan Dünya Düzeninde Kimlik Politikaları: Yeni Çin Kimliğine Karşı ‘Büyük Amerika’(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018-10-31) Çoban Oran, FilizUluslararası İlişkiler Teorilerinde realist paradigma son dönemde ekonomik bir güç olarak yükselişinin Çin’i diğer devletler için ‘tehdit’ oluşturan saldırgan politikalara iteceğini iddia etmektedir. Özellikle ABD, Çin’in bölgesel bir hegemon güç olmaması için Pekin’i çevreleme stratejisi izlemektedir. Buna karşı, Çin Çalışmalarında Çin dış politikasında barış ve uyum politikalarının imparatorluk döneminden beri sürdürüldüğü iddia edilmekte ve ‘yeni Çin’in’ büyük güç politikaları izlemediğinin altı çizilmektedir. Bu karşıt iddiaları sınamak amacıyla bu çalışma, ABD’nin Çin tehdidi algısına post-yapısalcı perspektifle bakmaktadır. Bunun amaçla, öncelikle Çin dış politikasını tarihsel olarak ele alıp 21. yüzyılda Çin yükselişinin ne yönde olduğunu araştırmaktadır. Bu araştırmayla iki sonuca ulaşılmaktadır: Çin’in geleneksel pasifist dış politika söylemine rağmen ABD’nin yeni Çin kimliğini kendine ‘tehdit’ olarak görmesi 21. yüzyılda ABD’nin dünyadaki yerini yeniden tanımlama ve güçlendirmesine de hizmet etmektedir; ABD’nin bu yaklaşımı paradoksal biçimde yeni Çin’i saldırgan politikalara yöneltebilecek ‘aktif savunma’ stratejisi izlemesine neden olmaktadır.Öğe Rus Dış Politikasında Siber Müdahale Yöntemi Olarak Dezenformasyon Operasyonları(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2024) Baştan, Yücel; Çoban Oran, FilizDevletlerin siber uzayı dış politika amaçlarına ulaşmak için kullanmaları, siber uzayın devletler ve uluslararası örgütlerce bir rekabet alanı olarak benimsenmesine neden olmuştur. Bu nedenle devletler siber uzayın güvenliğini, bir güvenlik sorunu olarak algılamakta ve dış politikalarında bir araç olarak kullanmaktadır. Siber uzayda gerçekleştirilen çeşitli müdahale yöntemlerinden biri hedef ekosistemde bilgi operasyonlarının yürütülmesidir. Bilgi operasyonu yöntemlerinden biri olan dezenformasyon, bilgi savaşlarında kullanılan stratejilerden biridir. Dezenformasyon devletlerin hem barış hem de çatışma dönemlerinde kamuoyunu kasten yanlış yönlendirmek, manipüle etmek için kullandıkları bir yöntem olduğu için Uluslararası İlişkiler literatüründe çalışılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda bu çalışma, dezenformasyon olgusunu bir dış müdahale aracı olarak tanımlamaktadır. Literatüre göre, Rusya hibrit savaş taktiklerinden biri olarak dezenformasyon operasyonunu en çok uygulayan ülkelerden biridir. Bunun için bu çalışma Rusya’nın 2016 ABD başkanlık seçimlerinde yürüttüğü siber müdahale örneğine odaklanarak, bir dış müdahale aracı olarak dezenformasyon taktiklerini nasıl uyguladığını açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, kavramsal ve yöntemsel çerçeve çizildikten sonra Rusya dış politikasında dezenformasyonun yeri tarihsel olarak ele alınmaktadır. Örnek olay analizi sonucunda, 2016 ABD Başkanlık seçimlerinde Rusya’nın Sovyetler Birliği döneminde kullandığı “beyaz, gri ve siyah faaliyetler” şeklinde gruplanan propaganda yöntemlerini kullandığı iddia edilmektedir. Böylelikle ulusal seçim dönemlerinde bilgi ekosisteminin güvenliğinin önemine dikkat çeken bu çalışma, Rus dış politikasında dezenformasyon taktiklerinin nasıl kullanıldığının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır.Öğe The New Ottoman Greece in History and Fiction. Cham, Switzerland: Palgrave Macmillan, 2019(Cambridge Univ Press, 2022) Çoban Oran, Filiz[Anstract Not Available]Öğe The Russian Dilemma. Security, Vigilance and Relations with the West from Ivan III to Putin(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2023) Çoban Oran, Filiz; Hahn, Gordon M.[Anstract Not Available]Öğe The Russian Orthodox Community in Hong Kong. Religion, Ethnicity, and Intercultural Relations(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2023) Çoban Oran, Filiz[Anstract Not Available]Öğe TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN YÜZÜNCÜ YILINDA KAMU DİPLOMASİSİNDE KÜLTÜREL MİRASIN YERİ: GELİBOLU TARİHİ ALANI ÖRNEĞİ(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2023) Erdem, Yunus; Çoban Oran, FilizSon zamanlarda devletlerin kültürel miraslarını dış politikalarında çekiciliklerini, başka bir deyişle, “yumuşak güçlerini” arttırmak için nasıl kullandıklarını inceleyen akademik çalışmalar artmaya başlamıştır. Bu bağlamda, Uluslararası İlişkiler literatüründe kültürel miras, “kültürel diplomasi”, “miras diplomasisi” ve daha kapsayıcı olan “kamu diplomasisi” kavramlarıyla kullanılmıştır. Bu literatüre bir katkı olarak bu çalışma Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yüzüncü yılında dış politikada bir yumuşak güç unsuru olarak kültürel mirasın kamu diplomasisindeki yerini araştırmaktadır. Bu amaçla, 2023 yılı bahar döneminde Gelibolu Tarihi Alanı'nda bir alan araştırması yürütülmüştür. Birinci Dünya Savaşı’nın en şiddetli cephelerinden olan Çanakkale cephesinde cereyan eden Çanakkale Savaşları'nın tarihi ve kültürel mirası onlarca ülke için değerlidir. Öyle ki, Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alanı 2014 yılında UNESCO dünya mirası geçici listesine ne dâhil edilmiştir. Gelibolu tarihi alanında 57 şehitlik içinde 39 yabancı anıt mezarlığı bulunmaktadır. Çalışmada, törenlere katılan 13 ülkeden 30 yabancı ülke vatandaşıyla derinlemesine mülakatlar yapılarak Gelibolu’daki kültürel mirasın Türkiye’nin kamu diplomasisi uygulamaları bağlamında dış politikada nasıl bir imaj çizmesine hizmet ettiği sorgulanmıştır. Sonuç olarak çalışmada, Çanakkale Savaşı'nın anma törenleri, Türkiye'nin barış, hoşgörü ve uluslararası iş birliği mesajlarını yayma fırsatı sağlayarak Türkiye'nin barışçıl bir ülke imajını çizmekte, diplomatik ilişkilerin derinleştirilmesi ve güçlendirilmesine teşvik ettiği bulgulanmıştır. Özellikle, Cumhuriyet’in ilk yıllarında M. Kemal Atatürk’ün Çanakkale’deki savaş anlatısını barış anlatısına dönüştüren söylemini sürdüren kamu diplomasisi politikalarıyla Gelibolu Tarihi Alanı yabancı milletler için olumlu bir Türkiye imajı oluşturmaya katkıda bulunmaktadır. Kamu diplomasisi ve kültürel mirasa odaklanarak bu çalışma, literatürde ağırlıklı olarak yer alan Çanakkale Savaşlarını askeri ve stratejik boyutlarıyla ele alan çalışmalardan farklı olarak Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Çalışmalarına orijinal bir katkı yapmaktadır.Öğe Türkiye-AB İlişkilerinde Yeniden Canlanmadan “Hedef Değişimine” Doğru(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018) Çoban Oran, FilizSon on yıldır Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik yolundan uzaklaştığı ve Türk Dış Politikası’nda bir “oryantasyon değişimi” olduğuna ilişkin tartışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda bu çalışma, Charles Hermann’ın tanımladığı dış politika değişim kategorilerini kullanarak Türkiye-AB ilişkilerindeki değişimi açıklamayı amaçlamaktadır. Arap baharının başlangıcından beri bölgede artan istikrarsızlık ve Suriye iç savaşının tetiklediği mülteci krizinin etkileri Avrupa’nın en önemli sorunlarından biri olmuştur. Göçmenler için Ortadoğu’dan Schengen bölgesine geçiş ülkesi olması bakımından Türkiye’nin Avrupa’yı düzensiz göçten koruyan bir tampon devlet olması Türkiye’nin Avrupa Birliği için önemini arttırmıştır. Bu süreç 2015 yılından beri sınır güvenliği ve göç yönetimi konusunda Türkiye’nin işbirliğini sağlamak için üyelik görüşmelerini ve vize serbestliği programını hızlandırarak Türkiye-AB ilişkileri yeniden canlanmasına neden olmuştur. Bu çerçevede, bu makale Türkiye-AB arasındaki yeniden canlanan ilişkilerin iki nedenle kopma noktasına geldiğini saptamaktadır: AB üye ülkelerinde yükselen popülizm ve yabancı düşmanlığı ve Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe girişimini takip eden gelişmelerle artan Avrupa şüpheciliği söylemi. Sonuç olarak, ilişkilerde “tam üyelikten stratejik ortaklığa” bir “hedef değişimi” sürecinin başladığını iddia etmektedir.Öğe Türkiye-China relations revisited: a neo-Gramscian perspective(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2024) Çoban Oran, Filiz; Pekcan, CemreA considerable number of studies have attempted to analyse changes in Turkish foreign policy under the Justice and Development Party administration. These changes triggered the debate about whether Turkish foreign policy shifted its Western orientation. Departing from rising anti-West rhetoric in Turkish foreign policy, this study sets out to explain the recent rapprochement between Türkiye and the People's Republic of China. From a critical perspective, it proposed a new way of viewing Türkiye's relations with China as a counter-hegemonic rapprochement reshaped by internal/external dynamics in the post-western world order. Consequently, it shows which ideas, material capabilities, and institutions have played roles in the Erdogan administration's challenge to Western hegemony by utilizing relations with China.











