Sağlık çalışanlarının travma sonrası stres bozukluğu ve tükenmişlik belirti düzeyleri ile covıd-19 pandemisi ve çeşitli ilişkili risk faktörleri açısından değerlendirilmesi: Kocaeli ili örneği
Citation
Topuz, B. (2022). Sağlık çalışanlarının travma sonrası stres bozukluğu ve tükenmişlik belirti düzeyleri ile covıd-19 pandemisi ve çeşitli ilişkili risk faktörleri açısından değerlendirilmesi: Kocaeli ili örneği. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale.Abstract
COVID-19 pandemisi afet niteliğiyle en çok, birincil risk grubu olan ve ağır çalışma koşullarında yer alan sağlık çalışanlarını etkilemiştir. Bu araştırmanın amacı Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan sağlık çalışanlarının COVID-19 sürecinde travma sonrası stres bozukluğu ve tükenmişlik belirti düzeyleri ile çeşitli ilişkili faktörler açısından değerlendirilmesini sağlamaktır. Araştırma 416 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 42 sorudan oluşan sosyo-demografik anket, 18 maddeden oluşan travmatik yaşantı listesi, tükenmiş belirti düzeyleri için Maslach Tükenmişlik Ölçeği Genel Formu-GF (MTÖ-GF), travma sonrası belirti düzeyleri için Travma Sonrası Stres Belirti Ölçeği (TSSB-Ö) ve semptomların genel şiddeti ölçmek içinde Yeti Yitimi Formu (YYF) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların en çok etkilendikleri travmatik olay COVID-19 pandemisi olarak tespit edilirken; Maslach Tükenmişlik Ölçeği'ne göre tükenmişlik ortalama genel puanı 41,76 ±9,54, TSSB ölçeğine göre ortalama genel puanı 42,03±13,9 olarak saptanmıştır. MTÖ ve TSSB ölçekleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (r=, 277; p< 0,001). COVID-19 pandemi döneminde esnek çalışamamak, istifa etme düşüncesi, gönüllü çalışmamak, sosyal aktivitelere katılamamak, gelir düşüklüğü gibi değişkenlerle tükenmişlik arasında anlamlı ilişki bulunurken; erkek cinsiyet, daha önce psikiyatrik yardım almış olmak, düşük gelir, istifa düşüncesi gibi değişkenlerle de TSSB arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Çalışanlara travmatik stres, tükenmişlik, TSSB ve karşılaşabilecekleri diğer ruhsal sorunlar hakkında psiko-eğitsel çalışmaların sürdürülmesi yararlı olacaktır. Psikososyal destek birimleri oluşturulmalı ve sağlık çalışanları için erişim kolaylığı sağlanmalıdır. With its disaster nature, the COVID-19 pandemic mostly affected healthcare professionals, who are the primary risk group and are in severe working conditions. The aim of this study is to evaluate the healthcare professionals working in Kocaeli Derince Training and Research Hospital in terms of post traumatic stress disorder and burnout symptom levels with various related risk factors. The research was carried out with 416 participants. In the study, a socio-demographic questionnaire consisting of 42 questions, a list of traumatic experiences consisting of 18 items, Maslach Burnout Inventory General Form-GF (MBI-GF) for burnout symptom levels, Post-Traumatic Stress Symptom Scale (PTSD-S) for post-traumatic symptom levels and Disability Form for measuring general severity of symptoms were used. According to the results of the research, the traumatic event that the participants were most affected by was the COVID-19 pandemic, while the average overall score of burnout was 41.76 ± 9.54 according to the Maslach Burnout Scale, and the average overall score was 42.03 ± 13.9 according to the PTSD scale. A significant positive and weak correlation was found between the MBI and PTSD scales (r=, 277; p< 0,001). There was a positive correlation between burnout and variables such as not being able to work flexibly, the thought of resigning, not working voluntarily, not participating in social activities, low income during the COVID-19 pandemic. In addition, a positive correlation was found between PTSD and variables such as male gender, having received psychiatric help before, low income, and the thought of resignation. It will be beneficial for healthcare professionals to do psycho-educational studies about traumatic stress, burnout, PTSD and other mental problems they may encounter. Psychosocial support units should be established, and ease of access should be provided for healthcare professionals.